Volkanik Patlamalar.

Bazı insanlar olası volkanik patlamaların getirebileceği ölüm tehdidi altında yaşar. Uzmanlar patlamaların meydana gelişini önceden kestirme yollarını ancak son birkaç yılda bulabilmiştir.

Birçok volkanik bölge son derece verimlidir; çünkü mineraller bakımından zengin olan lav ve kül uzun vadede toprağın niteliğini yükseltebilir. Bu nedenle bu bölgeler genelde yoğun nüfusludur. Yanardağ uzmanları olası bir patlama tehlikesini önceden belirlemek amacıyla, periyodik olarak aktifleşme eğilimi gösteren yanardağları sürekli izler.

Uyarı İşaretleri

Bütün patlamalardan önce depremlerin meydana gelmesi nedeniyle, yanardağlar ve aktiviteleri sismik aletlerle izlenir. Yakın bir patlamanın başka bir göstergesi yoğunlaşan gaz salımıdır. Böyle durumlarda çatlaklardan ve yarıklardan gazlarda kükürt dioksit yoğunluğu önemli ölçüde artar.

Yanardağları yüksek bir duyarlılıkla ölçen lazer donanımlı aygıtlar yüzeydeki biçim bozukluklarını kaydeder ve magma bölmesinde basınç artışından kaynaklanan genişlemeye ilişkin bilgiler sağlar.

Patlama

Yanardağlar gazımsı, sıvı ve katı maddeler fışkırtır. Taşmalı bir püskürme sırasında dışarıya akan daha akışkan bazik lav, katılaşmadan önce geniş alana yayılabilir. Bu patlamalar yüzyıllarca sürebilir ve tarihte görüldüğü üzere, iklime yıkıcı etkilerde bulunabilir. Çünkü süreç içinde büyük miktarda sera gazı, buhar ve karbondioksit salınır. Gazdan arınma sırasında yoğun lavlar patlar ve bu patlamaya fırlayan kayalar eşlik eder. Böyle patlamalı püskürmeler çevredeki alanların madde bombardımanına uğramasıyla ve kısa sürede birkaç metrelik külün altına gömülmesiyle sonuçlanır.

Bu salıma piroklastik denir. İnce piroklastik materyaller birikerek yaklaşık 1000°C sıcaklığında bir piroklastik bulut 

oluşturabilir ve saatte 1000 km’lik bir hızla akabilir.

Patlamalı püskürmelere çoğunlukla şiddetli yağmur eşlik eder; çünkü salınan buhar külle birlikte havada yoğunlaşır. Su külle bir araya geldiğinde, lahar denen yıkıcı bir çamur ya da moloz yığını yanardağ yamaçlarından aşağıya akar.

 

Yeni Hayat


Kısa kısa………
Bir volkanik patlamadan sonra çoğu kez binlerce kilometrekarelik alan yıkıma uğrar. İnsana doğa bir daha toparlanamayacakmış gibi gelir. Oysa ABD’nin Washington eyaletindeki St. Helen Dağı’nın 1980’deki patlamasından sonra, çevredeki yüksek besin içerikli  kül alanlarında ilk bitkiler sadece birkaç ay içinde yeşerdi. Hayvanlar da çok geçmeden yöreye döndü. Bununla birlikte, yerel ekosistemin patlama öncesi duruma dönüşü 200 yıla yakın bir süreyi alabilir.

Volkanik kraterler çoğu kez yağmurla ve yer altı suyuyla dolar. Böylece krater gölleri oluşur.

Vezüv Dağı’nın patlaması tarihteki en ünlü volkanik patlamalardan biridir.

Romalı yazar Gaius Plinius Secundas bilimsel merakın dürtüsüyle Vezüv Dağı’nın patlayışını gözlemlemek istedi. Kükürt buharları yüzünden boğularak yaşamını yitirdi.

652 kez okundu