BİLGİSAYAR – 1943 Alan Turing

Günümüzdeki bilgisayar, XIX. yüzyılda İngiltere’de başlayan, düşünebilen makine arayışlarının sonucudur. Atılım, 1’ler ve 0’larla gösterilen ikili hesaplama yönteminin geliştirilmesiyle başladı. Önceleri düşünce, karmaşık işlemleri insanın yerine çözebilecek genel bir hesap makinesi tasarlamaktı.

İkinci Dünya Savaşı teknik gereksinimlerde hızlı bir evrime yol açtı. Şifre çözme, balistik füzelerin ve nükleer bombaların erimlerinin hesap edilmesine yönelik olarak askeri amaçlarla kullanılan ve bilişim uzmanı Alan Turing ile Bletchey park bilim ekibinin diğer üyeleri tarafından 1943’te tasarlanan Kolossus ilk elektronik bilgisayar oldu. Ancak bu, askeri amaçlı kullanımlar için geliştirilmiş ve bu alanla sınırlı bir makineydi. Bilgisayar olarak adlandırılabilecek ilk bilgisayar, 1946’da ABD’de, Pennsylvania Teknoloji Enstitüsü’nde tasarlanan ENIAC (Electronic Numerical Integrator Analyser and Computer) oldu.

Ağırlığı 30 ton olan bilgisayarda 18 bin elektronik tüp, 70 bin direnç, 10 bin kondansatör, bağlı 6 bin komütatör ve yüzlerce kilometre kablo bulunuyordu! Kapladığı alan ise 167 km2’ydi. O kadar çok elektrik enerjisi tüketiyordu ki, çalıştığında şehrin ışıklarının şiddetini düşürüyordu. Saniyede 5 bin toplama işlemi yaparken, bugün bu sayı en performanslı elektronik işlemciyle saniyede 30 bin milyardır. Teknolojik gelişmeyle birlikte 1976’da ilk ev bilgisayarı doğdu, bu “Apple 1”di. Bunun yerini daha sonra, 1984’te ünlü Macintosh aldı. Bugün ortak bir adlandırma olan PC (Personnal Computer/ kişisel bilgisayarın kısaltılması), IBM şirketi tarafından 1981’de lanse edilmişti. Bilgisayarlar günümüze kadar gelişmesini ve bizlere iletişim, eğlence ve işlerimizde yardım imkanları sunmayı aralıksız sürdürdü. Bunlar bir yüzyıl önce hayal bile edilemezdi.