DDT VE BÖCEK ÖLDÜRÜCÜLER – 1939 Paul Müller

İlk kimyasal böcek öldürücü, formülü olan dikloro-difenil trikloretranin baş harflerinden oluşan DDT adını taşıyordu. Paul Müller 1939’da bunun temel uygulamasını bulmuştur. Önceleri daha çok organik ya da inorganik temelli böcek öldürücüler kullanılıyordu. Bunların bazıları az etkili ama az zararlıydı. DDT’nin öldürücü özellikleri ise şaşırtıcıydı. Bitler, pireler, sivrisinekler, sinekler, kenelere karşı da etkiliydi. DDT, çiftliklerin bulaşıcı hastalıklardan (malarya ve tifüs) arındırılmasında ve çok sayıda yaşamın kurtulmasında büyük katkıda bulunmuştu. Ancak, bu böcek öldürücünün doğuracağı ağır sorunlar ise henüz bilinmiyordu. DDt tüm bir hayvan varlığı ile bitki varlığını yok ediyordu ve zararlı böcekleri gözlerimizin önünde temizlerken, beslenme piramidinin doğal dengesini bozuyor ve beslenme zincirine zararlı bir şekilde geçmiş oluyordu. DDT, püskürtüldüğünde organik dokulara geçerek er ya da geç insanın tabağına kadar ulaşıyordu. DDT’nin zehirleyiciliği ancak 1960’lı yıllarda anlaşılacaktı. Böyle olunca çoğu ülke bunun kullanımını yasakladı.