Emirgan Korusu

emirgan3

           Sarıyer ilçesinde bulunup İstanbulluların dinlenme yerlerinden biri olan Emirgan Korusu bezenmiş olduğu lalelerle diğerlerinden ayrılmaktadır. Araçların ücretli girebildiği Emirgan Korusu’na sabah erkenden gidilmeli, öğle kalabalığına kalınmamalıdır. Emirgan Korusu’na özel araçlarıyla gitmek isteyenler sahil yolundan geleceklerse Beşiktaş yönünden Emirgan’a geldiklerinde Sakıp Sabancı Caddesi’nde soldan tabelaların yönlendirmesiyle, İstinye tarafından gelecekler ise, İstinye Bayırı’na girmeyip Tormak Burnu’nu geçtikten sonra düz devam ettiklerinde sağdaki tabelalarla Emirgan Korusu girişine ulaşabilirler.

Toplu taşıma araçlarıyla ulaşmak isteyenlerse İstinye, Bahçeköy, Sarıyer yönünden 25E, 42T, 40T numaralı otobüslerle, Kabataş yönünden gelmek isteyenler 25E, 40T, 22RE numaralı otobüslerle, Mecidiyeköy yönünden gelmek isteyenler 29Ş numaralı otobüsle, Zincirlikuyu yönünden gelmek isteyense 40B numaralı otobüslerle ulaşabilir.

Papağanlar, sincapların mesken tuttuğu İstanbul’un rahat nefes alınabilecek, dinlenilebilecek yerlerinden biri olan Emirgan Korusu içerisinde Pembe Köşk, Sarı Köşk, Beyaz Köşk isimlerinde 3 köşke ev sahipliği yapmaktadır. Lale Festivali’nin başlamasıyla birlikte rengarenk lalelerin donattığı alanları görmelisiniz.

Gelenlere huzur bulduran yer olan Emirgan Korusu’nda maalesef mangal da yapılabilmektedir. Yıldız Parkı’ndan daha küçük alana sahip olan Yıldız Parkı’ndaki gibi dik yokuşlara sahip olmasa da tırmanışı biraz zahmetlidir. Tertemiz havayı soluyarak kalori yakmak isteyenlerin uğrak yeri olan Emirgan Korusu’na bitki fotoğrafçıları da lale cümbüşünden faydalanmak için akın etmektedir.

Sincaplarla fotoğraf çektirmek, şehrin gürültüsünden kaçmak, sevgilinizle güzel bir yürüyüş yapmak için ideal bir yer olan Emirgan Korusu size her mevsim farklı güzellikleriyle ev sahipliği yapmaya hazır. Yeter ki İstanbul’un bu güzel yerlerinin kıymetini bilelim.

 

 

emirganEmirgan Parkı, Boğaz’ın antikiteden gelen büyük ağaç varlığının günümüze kalmış zengin parçalarından biridir.

17.yy, da IV. Murat’ın Revan Seferi sırasında, Revan Kalesi kumandanı olan Emir Mirgünoğlu, kalenin fethinden sonra affedilerek Emirgan’da oturmasına müsâade edilmişti Bugün Emirgan adı buradan gelmektedir.

Emirgune Köyü’ nün gerisindeki Hıdiv İsmail Paşa’ ya ait bahçeden sonra, hala duran Emirgan Korusu yer almaktadır. Emirgan’ da l7.yy.’dan bu yana, kullanıma açılarak tarih sahnesine açılan büyük koruluk, l9.yy ortasında Hıdiv İsmail Paşa ve Ailesi tarafından kullanılmıştır.

Öteden beri bir kısmı mesire yeri olarak halka açık korunun, tamamı belediyece 1943′ de halka açılmıştır. Tepeden Boğaz’ a gayet güzel bir görünüm vardır. Koruluk içinde yer yer pavyonlar bulunmaktadır. Bunlardan en önemlisi gölün hemen üstündeki Zarif Ahşap köşktür. Bu son devir düzenlemeleriyle yapıcının etkisi ve zamanın tutkusuyla, Avrupa stili açıkça görülmektedir. Romantik İngiliz bahçe anlayışı buraya da girmiştir.

1871 -1978 tarihleri arasında Hıdiv sülalesinden, İsmail Paşa tarafından yaptırılan parkın içindeki Sarı köşk, Şale üslubundadır. Bir kuş evi görünümündedir. Kuş evleri görünümü, Türklerin kuş sevgisinin işlevsel ve sanatsal bir anlatım biçimidir.Türk insanının geleneksel yaşama düzeninin gereği olarak bir sofa etrafında toplanan plan şeması uzun yıllar değişmeden sürdürülmüştür. Sarkiş Balyan yapılarında tavan ve duvar süslemeleri, büyük yüksek, kapı ve pencereler, iç mekanlarda parlak renkle zenginleştirilmiş işlemeler önem taşımaktadır.

emirgan1San Köşk: Üst katında üç oda bir salon, alt katta 4 oda, hol ve mutfak, bodrum katından ibarettir. Süsleme sanatının en ince özelliklerini taşır. İç tavanda çiçek motifleri yağlı boya figürler, dış cephe süslemeleri oyma el sanatının tipik örneğidir. San rengi beyazla birlikte motife edilmiş bir kuş evini andıracak şekilde dekore edilmiştir.

XVII.yy, XIX yüzyıllarda Osmanlı dönemi ağaç işçiliği, mimarı yapılara daha sıcak bir atmosfer sağlanmıştır. Malzeme olarak ceviz, elma, çınar, ıhlamur, abanoz, gül ve meşe ağacı kullanılmış, natüralist çiçek motiflerinin ağırlık kazanmasından; üçgen, yıIdız, zikzak, baklava ve çokgen türü geometrik kompozizasyonların kullanılmasından; sedef, fildişi, baga, altın, gümüş gibi ağaç dışında yardımcı

başka malzemelerden de yararlanarak; farklı bir üslup oluşturmuştur. Bu yüzyılda çiçek bezemesi ağaç işlerinin tümünü kaplamıştır.

emirgan

 

XIX.yy’ da Batı etkisinde kalarak,seçmeci üsluplar, rokoko, barok ve ampir üsluptaki bezemeler, bu yapıtların içini zenginleştiren unsurlardır. Yüksek tavanlar zengin kalem işleriyle süslenmiştir. Narçiçeği, gül, karanfil, yasemin ve lalelerle bezeli duvarlar, tavanlar

Alt katın önünde, Boğaza bakan dar Şerit, iki set olarak teras haline getirilmiştir. İstinat duvarları, Sarı kandıra taşından örülmüştür. Köşk tekdüze kirli sarı renginden çıkarılıp beyaz sarı karışımı boyanınca, bir kuş yuvası güzelliğini kazanmıştır. Havuzun çevresindeki yola bakan istinat duvarları, granit gebze taşından ördürülmüştür.  altın varaklarla kaplıdır.

Osmanlı padişahlarının, bir mevsim veya bir kaç gün, bazen de bir kaç saat kalacağı köşkler, kasırlar veya küçük saraylara ( Biniş Köşkü ) denirdi. Mesirelerde yer alan bu yapılarda, bazen sultanın yabancı misafirleri için bu köşkler kullanılmıştır.

Padişahların yaşama tarzı ve av merakı yüzünden çeşitli bahçe ve koruluklarda 50′ ye yakın köşk yaptırılmıştır. Varlıklı aileler bu tür kargir, kasır ve köşklere ilgi göstermişlerdir. Osmanlılarda “Köşk ve Konak” isimleri soylu veya varlıklı kimselerin evleri için kullanılırken, “Kasır” yalnızca padişahlar için yapılan yapılar için kullanılmıştır. Tepenin üstünde küçük bir havuz yer alır, Havuz ufak su akıntılarıyla görüşü aşağıdaki geniş gölle, gerisindeki kaskad grottoya çekmektedir. Bahçede sık ortaya

emirgan2

çıkan su öğelerinin arka fonu alanı Boğaziçi görünümü ile son bulmaktadır. Sarı Köşk: Av, piknik, dînlenme evi ve konuk ağırlama köşkü olarak yıllarca eski sahipleri tarafından kullanılmıştır.