Filler Ve Denizinekleri…

Filler ve denizinekleri yakın akrabadır. Fil karada yaşayan en büyük memelidir; denizineği ise yalnız suda yaşamaya uyum sağlamıştır.

Filler ve manatiler toynaklı hayvanlar grubuna girer; ancak fil toynakları işlevsiz kalıntılara dönüşmüş, manati toynakları ise tamamen ortadan kalkmıştır.

Filler

Fil hortumlu ve kalın derili olarak nitelendirilir. Bu sıfatlar ayırıcı iki özelliğine, yani uzun dişlerine ve dayanıklı bacaklarına da göndermede bulunur. Anatomik bakımdan fil hortumu aslında uzun bir burundur; ama burun delikleri hortumun ucunda değil, daha yukarıdaki kafatasında yer alır. Hortumun son derece güçlü kasları fil tarafından beşinci uzuv gibi kullanılmasına olanak verir.

Filin efsanevi kalın derisi aslında çok duyarlıdır ve mide ile kulak arkasını da kapsamak üzere bazı yerlerde olağanüstü incedir. Sürekli bakılmayı ve serin tutulmayı gerektirir; fillerin suda ve çamurda yıkanmaktan hoşlanmasının sebebi budur. Filler ter bezlerinden yoksun oldukları için, fazla ısılarını ancak iri kulakları aracılığıyla atarlar. Sütunu andıran son derece duyarlı bacaklarındaki işlevsiz toynaklarında bir doku yastığı vardır; bu özellik beklenenin aksine gürültü çıkarmaksızın dolaşmalarını sağlar.

Dönüşüme uğramış üst kesici dişer olan ağır fildişleri 3,5 m uzunluğa varabilir. Filler hortumlarını düşmanları korkutmanın ve kendilerini savunmanın dışında, yalak kazmak ve ağaç kabuklarını koparmak için de kullanırlar. Fillerin dillere destan belleği bilimsel deneylerle kısmen doğrulanmıştır: Bir kere gördükleri yerler ömür boyunca belleklerine işlenmiş olarak kalır. Yetmiş yaşındaki filler bile yavruyken uğradıkları su kaynaklarına dönebilirler.

Günümüzde üç fil türü vardır: Afrika fili, orman fili ve Asya fili. Bunlar çayırlarda, savanlarda, dağlık alanlarda ve ormanlarda yaşar.

Denizinekleri

Manatileri ve dugongları kapsayan denizinekleri fillerle yakın akrabadır. Ne var ki, dugongların görece kısa dişleri dışında, fillerle çok az benzerlikleri vardır. Sudaki yaşama her bakımdan uyum sağlamışlardır. Ön bacakların yerini paletler almış ve arka bacakları ortadan kalkmıştır; vücutlarının alt kısmı gittikçe incelerek kayık küreğine benzer yuvarlak bir kuyrukla son bulur. Erişkin bir denizineğinin silindirimsi vücudu yaklaşık 4m uzunluğa ve 600 kilo ağırlığa ulaşır. Bu memeliler suda yavaşça yüzer ya da sürüklenirler; ama dibe dalarak 20 dakika kadar kalabilirler.

Denizineği adıyla anılmaları otçul beslenme biçimlerinden kaynaklanır. Sadece su bitkileri ve alg yiyerek beslenirler. Denizinekleri yalnız ya da küçük gruplar halinde dolaşarak yaşarlar. Diğer memelilerde olduğu gibi, anne yavrularını emzirir; ama bu iş sualtında yapılır. Bir denizineği 12-14 aylık bir gebelik döneminden sonra doğar. Manatilere kıyıdaki sığ suların ve tropikal deniz koylarının yanı sıra nehir ağızlarında da rastlanabilir.

Kısa kısa………..

Kaçak avcılar değerli fildişlerini çıkarıp satmak uğruna filleri öldürüyorlar.

Uluslar arası koruma girişimleri fillerin Tehlike Altındaki Türler Yasası çerçevesinde varlıklarını sürdürmelerini sağlamıştır.

Bazı koruma alanları yerel hayvan varlığının artmasına ve bitki örtüsünün zarar görmesine yol açmaktadır.

Kaçak avcılığa karşı başvurulan koruma önlemlerinden bir de fildişlerinin testereyle kesilmesidir.

Hint-Pasifik bölgesinde bulunan denizinekleri bütün zamanlarını sığ ve ılık sularda sürüklenerek geçirir.