İLK MATEMATİKÇİLER

Antik Çin, Hindistan ve Amerika’da insanlar matematiğin bir bilim haline gelmesinden çok önce matematik problemleriyle uğraşırlardı.

Günümüzde matematik olarak adlandırdığımız bilimin ilk kullanılışı beş bin yıl kadar önceye dayanır. İnsanların matematikten yararlanma güdüsünün kaynağında günlük yaşam vardır. İlk zamanlar, matematik insanların bir dizi pratik işi basitleştirmesini sağlar.

Sayıların Soyut Gücü

İnsanoğlu sayıları doğuştan edinmedi. Ama, örneğin bir hayvan sürüsünün büyüklüğünü kolayca belirlemek için sayılara ihtiyaç vardı. Şimdi bize olağan gelen bu yeti uzun ve dolambaçlı bir gelişme ve buluş sürecinin sonucuydu. Genel bir nicelik tarifinde aynı nicelikteki nesneler için aynı rakamları kullanmak gerekir. Üç sayısı sadece üç tabağı değil, üç kaşığı, üç portakalı vb. belirtir. Yani, üç sayısı kavramı soyut akıl yürütmeden doğar. Bugün bile matematik kaba sayı sistemlerini kullanan kültürler vardır. Örneğin, üç tekne üç hindistancevizinden farklı bir şekilde ifade edilebilir; daha büyük niceliklere sırf  “çok” demekle yetinilir.

Uygulamada Sayılar

Matematiğin temelleri ilk gelişkin uygarlıklarda görülür. Sanat, mimari, yazı, hukuk ve felsefenin gelişmeye başladığı yerlerde, sistematik hesapları ve geometriyi öğrenmeye dönük girişimler de ortaya çıktı. Ticaret ve alışveriş insanlara sadece mal ulaştırılmasını değil, ortak deneyimlere ve yeni kavrayışlara ilişkin bilgilerin aktarılmasını da sağladı. Örneğin, Arap rakamlarının kökeni aslında Hindistan’dı. Avrupa’ya Arap matematikçilerin eserleriyle ulaştı.

Geometriye dönük ilk kavrayışlar pratik ihtiyaçlarla bağlantılıydı. Örneğin, Mısır’daki Nil Nehri deltasının yıllık su baskınları çiftçilere bereketli topraklar sağlarken, tarla sınırlarının belirsizleşmesine ve karışmasına da yol açıyordu. Bu da tarlaların her yıl ölçülüp hesaplanmasını gerektiriyor, hesaplanmalarda gelişmiş yöntemlerin uygulanmasını zorunlu kılıyordu. Mimaride de hesaplamalara ve geometrik araçlara gerek vardı. Sözgelimi, mimarlar anıtsal yapıların planlamasında sadece fizik kuvvetlerini değil çevre şartlarıyla ilgili dini prensipleri de hesaba katmak zorundaydı.

Kısa kısa………

Pratik uygulamalardan çıkan ve genel kabul gören ilk matematik ilkleri MÖ 3000 dolaylarında ortaya kondu.

Soyut matematik kavramlarının bilimsel yaklaşımla kullanılması MÖ 500 dolaylarında başladı.

Günümüzde matematik soyut bir bilim olarak ele alınır ve insanoğlunun karşılaştığı pratik problemleri çözmede kullanılır.