LAZER – 1955 Charles H. Townes ile Gordon H. Zeiger

Teknikte, evlerde, sanayide ya da bilimde olsun artık lazeri kullanmadığımız yer yok gibi. Kompakt disk okuyucudan nükleer füzyon araştırmalarına, tıbbi ve cerrahi uygulamalara kadar ondan vazgeçemiyoruz. Lazer sözcüğü “Light Amplification by Stimulated Emission of Radiation”u ifade eder, yani ışınımın uyarılarak yayımı yoluyla ışık yükseltilmesi. Lazer elde etmek için, bazı maddelerin radyasyonları enerji eklenmesiyle, ışıklı ışınımla uyarılır. Bu uyarılmış yayım tekniği, kuantum fiziği araştırmaları sırasında Einstein tarafından daha 1917’de, tanımlanmıştı. Ona göre, bir atom minimum enerji halinde bulunur.

Eğer bu, ışıklı bir ışınımla uyarılırsa, atoma bağlı elektronlar, bir foton, yani ışık kuantumu soğurarak, bir enerji aşamasından bir üst enerji aşamasına geçer. Bu, enerji geçişi fenomenidir. Tarihsel açıdan, radyasyonların uyarılarak yayımı ilkesini kullanan ilk aygıt, Amerikalı fizikçiler Charles H. Townes ile Gordon H. Zeiger’in 1955’teki maseridir(Microwave’in M’si lazerin Light’ının L’si oldu). Bu, yayılan mikrodalgaların bir kuvarz kristaliyle uyarılması ilkesine dayanıyordu. Beş yıl sonra, aygıt lazer yöntemi kullanılarak değiştirildi. Lazer, gücüne göre, üstün özelliklere ve çeşitli kullanım alanlarına sahiptir. Çok ince bir demet halinde yayılan ışık, tek yönlüdür ve çok zayıf bir dağılma gösterir. Kullanılan lazer türüne göre, kullanımı basit bir bilgi okumadan (CD, DVD, barkot…) sanayide malzeme kesimi, tıpta iç cerrahi, askeri, sivil, havacılık, uzay ya da kontrollü nükleer füzyon araştırmaları alanına kadar uzanır.