Öğrenme ve Bellek

Öğrenme sadece bilgi depolamayı ve yeni beceriler edinmeyi değil, deneyimleri biriktirmeyi de kapsar. Bu süreçte bellek kilit bir rol oynar.Öğrenme bir dizi farklı mekanizmayla gerçekleşir

Koşullanmayla Öğrenme

Temel öğrenme mekanizmalarından biri klasik koşullanma ilkesidir. Bu süreçte iki tetikleyici ya da uyarıcı etken arasında bir bağlantı kurulur. Biyolog Ivan Pavlov 19. yüzyılda bir köpek üstündeki deneylerle bu mekanizmayı gösterdi. Köpeği beslemeden önce, tutarlı biçimde bir çıngırak çaldı. Köpek çıngırak sesini duymanın yiyecek anlamına geldiğini yavaş yavaş öğrendi. Zamanla sadece doğal salya salgılama refleksiyle sese tepki vermeye başladı. İki uyarıcı etken birbirinden ayrıldığında, buna benzer koşullanma tepkileri de zamanla ortadan kalkabilir.

Ödülle Öğrenme

Daha aktif bir biçimine B. F. Skinner’ın çalışmalrı temelinde araçlı koşullanma (işlemsel koşullanma ) denir. Bu süreçte kişi kendi davranışı ile bunun sonuçları arasındaki bağlantıyı kavrar. Belli bir davranıştan dolayı ödüllendirilen insanlar bunu tekrarlama eğilimi gösterir. Eğer ödül verilmezse, aynı davranışı daha seyrek sergiler. Kural olarak, ödül davranışı ne kadar çabuk izlerse, öğrenme etkisi daha güçlü olur.

Bir davranış düzensiz aralıklarla ödüllendirildiğinde, özellikle etkili bir sonuç görülür. Örneğin, kişi bir şans oyununda ne zaman kazanacağını bilmediği için, kumar oynamaya daha sık yönelir.

Kavrayış ve Taklit Yoluyla Öğrenme

İnsana özgü öğrenmenin önemli bir veçhesi kavrayış, yani bağlantıları tanıma yetisidir. İnsanlar aşina olmadıkları bir sorunu çeşitli olasılıkları rastgele uygulama (deneme-yanılma) yoluyla değil, daha çok enine boyuna düşünerek çözerler. Çeşitli çözümleri kafada tartarak, her birinin başarı şansını değerlendirebilirler. Saptanan çözüm ileride benzer durumlara da uygulanabilir.

İnsanlar (özellikle çocuklar) karmaşık sosyal kuralları ve davranışları öğrenmek için, davranma biçimini gözlemleyip taklit edebilecekleri rol modellerine bakarlar. Rol modelleri bilinen kişilerin yanı sıra kitaplar, filmler ve başka kaynaklardaki karakterleri de olabilir.

Bellek: Üç Düzeyli Bir Sistem

Bellek bilgileri üç farklı düzeyde toplar, saklar ve hatırlar. Birinci düzey duyulardan alınan girdilerin geçici olarak saklandığı duyum belleğidir. İkinci düzey olan kısa vadeli bellek, bilgileri ayıklayıp seçer ve uzun vadeli bellekte saklanmaya hazır hale getirir. İnsanın kendisi ve Dünya hakkındaki bilgilerini temsil eden uzun vadeli bellek, bilgileri sınırsız bir süre boyunca saklar. Kişisel deneyimleri, duyguları, becerileri ve kuralları kapsar. Bilgi depolama işi bilgi unsurlarını birbirine bağlayıcı ilişki ağlarının oluşmasıyla gerçekleşir.

Hatırlama ve Unutma

Hatırlama mevcut bilgileri bulup ortaya çıkarma süreci olarak görülebilir. Depolama ve hatırlama koşullarının benzerliği bunu en kolay yoldan yapmayı sağlar. Örneğin, bir öğrenci sınav için çalışırken tedirgin bir haldeyse, saklanmış bilgileri sınav heyecanı içinde daha iyi hatırlayabilir.

Bilginin bellekte kalması için, çoğu kez tekrarlanması gerekir. Bu alıştırma uygun bilgiye varmak için izlenen zihinsel yolu pekiştirmeye yarar. Bu bakımdan, unutmak her zaman bilginin kaybolduğu anlamına gelmez; daha çok, ona varmak için izlenmesi gereken yolun silikleşmesi böyle bir duruma yol açar.

Kısa kısa……….

Zihin haritası gibi modern hatırlama teknikleri uzun vadeli bellekte bilgi depolamaya yardımcı olur.

Biyolojik geri-bildirim kişinin kan basıncındaki değişiklikler gibi bilinçdışı biyolojik süreçleri algılamayı ve bilinçli olarak yönlendirmeyi teknik destekle öğrenmesini sağlayan yeni bir koşullandırma biçimidir.