Patlamalı Motorlar ve tarihçesi

Otomobil çağının şafağında araştırmalar öncelikle bir mekanik enerji kaynağı olarak motor yaratmak üzerineydi. Dıştan yanmalı motorun tersine, içten yanmalı bir motor geliştirme fikri XIX. Yüzyıldan itibaren yerleşmeye başladı. Patlamalı yanmanın mekanik etkileri XIX. Yüzyıldan itibaren bilinmekteydi ama bu etkiler tehlikeli olabilirdi. Çünkü bunu denetimli bir şekilde gerçekleştirmek gerekiyordu. Yani, gazın genleşmesiyle bir pistonun hareket etmesine yol açan silindir içindeki bir yakıtın patlaması ilkesi geliştirilmek zorundaydı. Fransız mühendis Philippe Lebon, gaz üzerine araştırmaları sırasında bu sistemi geliştirdi. Ama bu tam manasıyla bir motor olamadı. Belçikalı Etienne Lenoir’ın gerçekten etkili, içten yanmalı bir motor yapması için 1860 yılını beklemek gerekti. Bu motor iki zamanlı çevrimli olarak çalışıyordu. Ama bunun da başarısı kısmiydi, çünkü motorun gücü en fazla 3 beygirlikti ve aşırı yakıt tüketiyordu. Ama bu, araştırmalara cesaret vermişti; 1862’de Fransız Alphonse Beau de Rochas, giriş sıkıştırma patlama tahliye çevrimine dayalı, dört zamanlı bir gaz motorunu kuramsal olarak geliştirmişti. Bu motor, yakıtın sıkıştırılması sayesinde çok daha güçlüydü.
Kuramı Alman Nikolaus August Otto tarafından 1878’te uygulamaya geçirildi. 1878’te Alman Gottlieb Daimler, gaz yerine benzin kullandı. Motorun gücü çok yüksek dönme hızından ileri geliyordu, ağırlığı ve boyu da küçülmüştü. Onun motoru, 1889’dan itibaren otomobil sanayisinin ilk motoru olacaktı. Ama tercih edilen motor ise, gemilerde, denizaltılarda, lokomotiflerde ve kamyonlarda ya da sanayide, orduda yardımcı olarak kullanılan diesel motor oldu. Mucidi olan Rudolf Diesel tarafından 1897’de patenti alınan ve aynı adla anılan motor, yakıtı ölçekli olarak alevlendiren çok yüksek bir sıcaklıktaki havanın sıkıştırılmasıyla çalışıyordu ve kullanımı çok çabuk bir şekilde yaygınlaştı. Elektrik enerjisinin kullanıldığı elektrik motorları da buna paralel olarak ortaya çıkmaya başlayacaktı. Michael Faraday 1821’de bu konuda bir ilke ortaya koydu: Elektrik akımı mıknatıslı bir telin yönünü saptırır. İki yıl geçtikten sonra, Peter Barlow ilk elektrik motorunu yaptı. Bugün bunlar çok yaygın olup küçük sistemlerde olduğu kadar büyük makinelerde de çalışmaktadır. Dünyada tüketilen elektriğin %60ını bu motorlar tüketmektedir.