Türkiye’deki Balık Çeşitleri 7

HAMSİ (Engraulis encrasicolus)

Karadeniz’in insan yaşamıyla birleşen balığıdır. Marmara’da da bulunur. Sürüler halinde yaşar ve 20 santimetreye kadar büyür. Ocak-mart arasında beslenmek için sahillere yaklaşır ve bol av verir. Gündüzleri 30-40 metre derinlerde, geceleri yüzeye yakınlarda dolaşır. 1 yaşırıdan itibaren olgunluğa erişip 18 – 20° C. sularda, 25-60 metre derinlikte ve az tuzlu sularda üreyip, yaklaşık 40,000 yumurta döker. Etinin lezzeti, çeşitli tüketim yönleriyle ekonomik değeri çok yüksektir. Aşırı avlanılması ve orkinos-palamut-uskumru/torik sisteminde dengenin bozulması, hamsiyi de tehlikeli olarak etkilemektedir.

HASKEFAL (Mugu cephalus) Mullet

Denizlerimizde yaygın bulunan bir kefal türüdür. Ortalama 30-50, en çok 75 santimetre boyda olabilir. Bütün kefaller gibi ürkek ve çevik bir balıktır. Açık denizle sahiller arasında gidip gelirler. Bazen beslenmek için sürüler halinde acı sulara, lagünlere, hatta nehirlerin içlerine girerler. Deniz dibi bitkileri ve yumuşakçalarla beslenir. Yaz aylarında üreyip 150,000-1 milyon yumurta verir. Beyaz etinin lezzeti ve mumlanarak pazarlanan havyar yumurtasıyla ekonomik değeri çok yüksektir.

HAVUZ BALIĞI (Can-asius carrasius)

Trakya-Marmara Bölgeleri, Kızılırmak, Yeşilırmak Deltaları ve Çoruh Havzası’nda yayılış gösterir. Boylan 15-25, en çok 45 santimetre ve 2-3 kilogram da ağırlıkta olur. Su içindeki otlar, dip hayvanları ve sinek larvalarıyla beslenir. Sazana benzer ve akrabadır. Mayıs-haziran arası 14-20° C. sularda 150-300,000 yumurtasını 2-3 defada otların üzerine bırakır. Suyun kirliliği ve oksijen değerine toleranslı bir balıktır. Büyüklerinin eti lezzetlidir. Batı ülkelerinde üretimi de yapılmaktadır.

HOROZBİNA (Parablennius gattorugine)

Dalgalı sahillerin taşlık, kayalık ve yosunlu bölümlerinde gizlenerek, çoğunlukla çift yaşar. Çeşitli türleri olduğu gibi tatlı sularda yaşayanları da vardır. Yaşam şartlanna göre böcekler, kurtlar ve balık yumurtalarıyla beslenir. Eti lezzetsiz, sert ve kılçıklıdır. Bu nedenle ekonomik değeri yoktur. Bahar ve yaz sürecinde erkeklerin ustaca hazırladıkları taş oyukları, midye, istridye kabukları arasına dişiler, 2,000-15,000 yumurta dökerler. Erkekler de 20-25 günlük kuluçka döneminde bazen dalgalar içinde atlıya atlıya yumurtalara bekçilik yaparlar.

HOROZBİNA (Blennius fluviatilis)

Marmara, Ege ve Akdeniz akarsuları ve bunların deniz kanşımı acı su bölgelerinde yaşar. Boyları denizde yaşayanlara göre daha küçüktür. 8-12, en çok 15 santimetre, Akdenizdeki
türleri ise 20 santimetreye ulaşabilir. Su altındaki küçük hayvanlar veya böcek larvalarıyla beslenir. Yaz aylarında üreyip yumurtalarını taşlar ve midye kabukları arasına ustaca gizler. Çıplak ve pulsuz derisi, yapışkan bir sıvı ile kaplıdır. Ekonomik bir değeri yoktur.

İNCİ BALIĞI (Albunus albunius)

Pullarından yapay inci yapılması ismini verir. Ülkemizde çeşitli türleri yaşar. Boyları 15-20 santimetre olur. Manyas ve Ulubat Göllerinde bolca bulunur. Planktonlar, kurtlar, böcek larvaları ve su yüzeyindeki sinekleri yakalayarak beslenir. Nisan-mayıs arası üreyip, yapışkan yumurtalarını nehirlerin giriş veya çıkışındaki kıyıların kumluklarına bırakır. Eti lezzetli sayılır. Bölgesel değerlenir. Orta Anadolu’da Gökçe, Van çevresinde darah ismiyle anılır. 

ISKARMOZ (Sphyraena sphyraena)

Bütün sıcak ve ılık denizlerin sığ sularından 100 metre derinliğe kadar orta sularda yaşayan bir balıktır. Et yiyen cinsinden ve avlarına karşı yırtıcıdır. Marmara’da az, Ege ve Akdeniz’de fazlaca bulunur. Akdeniz barakudası olarak da adlandınlır. Boyu 1 metreye erişen ıskarmoz balığı, barakuda olarak okyanuslarda 3 metreye kadar büyüyebilir. Sürü halinde dolaşıp özellikle köpek balıklarına hücum ederler. Fazla yırtıcılığı ve etinin de gıda değeri olmadığı için ekonomik yönü yoktur.

İSKORPİT (Scorpaena porcus)

Yaşamı aynı aileden olan Lipsoz’un aynıdır. Farkları, iskorpitin lipsoza göre daha küçük olması (ortalama 20-30 santimetre) ve renginin koyuluğudur. İskorpitin de dikenleri lipsoz gibi çok zehirlidir. Bu nedenle yakalandığında dikkat edilmelidir. Eti lezzetli ve çok yararlıdır.

İSPARİ İSPAROZ (Diplodus annıüaris)

Bütün denizlerimizin sıcak ve ılık sahil bölgelerinde yaşayan bir karagöz türüdür. 16-20 santimetreye büyüyebilir. Deniz kurtlan, karides, yosunlar ve balık yavrulanyla beslenir. Göçer balıklardandır. İlkbahardan yaz sonuna kadar üremelerini sürdürür. Eti beyaz, yağlı ve lezzetlidir.

İSTAVRİT (Trachurus trachurus)

Denizlerimizde sankanat istavrit (Akdeniz) ve karagöz istavrit (Karadeniz-Marmara) olarak iki türü yaşar. Boylan karagözde 15-25 santimetre, en çok 30 santimetre, sarıkanatta ise 30-50 santimetre olur. Küçüklerine kraça denir. Gezici balıklardır. Hamsi, çaça, çamuka gibi küçük balıkların yavrulanyla beslenir. Mayıs-ağustos arası sürüler halinde ürer. Lezzetli eti, çeşitli yemekleri ve bol avlanmasıyla ekonomik değeri en yüksek balıklardandır.

İSTRONGİLOS (Spicara smaris)

Bütün denizlerimizde ve denizlerin nehirle karışan acı su bölgelerinde yaşar. İzmaritle aynı ailedendir. Erkekleri 13-16, dişileri 15-20 santimetre boy ve 50-100 gram ağırlıkda olur. Suların ısısına göre açık denizle kıyılar arasında gidip, gelirler. Nisan-mayıs, bazen de temmuza kadar üreyip 40-60,000 yumurta döker. Planktonlar, küçük hayvanlar ve deniz bitkileriyle beslenir. Eti lezzetlidir, bol bulunduğu için ekonomik değeri vardır.

İZMARİT (Maena smans)

Denizlerimizin yerli balıklarındandır. Küçüklerine kancur, büyüklerine kanal izmariti denir. Boyu ortalama 15 santimetre, dişileri daha küçük olur. Hareketli ve kurnazdır. Yaz aylarıda sahillere kadar sokulur. Üst, ön dikenleri tehlikelidir. Batar ve yara yapar. 10-12 yıl yaşayabilir. Erkekleri 3, dişileri 2 yaşırıda olgunlaşıp, 60-70,000 yumurta verir. Balık yumurtaları, yavruları ve yosunlarla beslenir. Eti beyaz ve lezzetlidir. Bol tüketilir.

 

Konuyla İlgili Diğer Yazılar: