Yanardağların Anatomisi

Yanardağlar Dünya’nın 4,5 milyar yıl önce doğuşundan beri vardır. Volkanik patlamaların hayvan ve bitki dünyasını yok etmesine karşın, lavlar toprağı minerallerle zenginleştirir.

Dünya’nın Eklemleri

Yanardağların çoğu kıta levhalarının aktif sınırları boyunca sıralanır. Denizaltı yanardağları yeni kabuk oluşumunun sürdüğü okyanus ortası sırt gibi bölgelerde yer alır. Bunlar adalara dönüşen yanardağlardır. Kara yanardağları çoğunlukla yerkabuğunun birleşmesi sırasında bir levhanın başka bir levhanın altına itildiği kuşaklardadır. Böyle subdüksiyon(batma) kuşakları Büyük Okyanus’un çevresine serpilmiştir. Kıyı bölgelerindeki yanardağlar bir gerdanlıktaki inci tanelerini andırır ve bugünkü yanardağların % 80’inden fazlasını barındıran “ateş çemberi”ni oluşturur. Yerkabuğundaki içsel birleşmenin magmayı yarattığı “sıcak kuşak”larda, kıta levhalarından ve sınırlarından bağımsız yanardağlar ortaya çıkar. Bu grubun bir örneği Hawaii yanardağlarıdır.

Bir Yanardağın İçi

Yanardağlar yerkabuğunun yaklaşık bir kilometre altında erimiş kayaçların bulunduğu magma bölmelerinden beslenir. Bölmedeki basınç belli bir düzeyi aştığında, magma çatlaklar ve yarıklar aracılığıyla yükselerek bir volkanik ağız oluşturur. Yükselen magma yüzeyin aşağısında kalabilir ya da yüzeye ulaşıp lav biçiminde dışarıya çıkabilir. Erimiş kayacın yüzeye çıkması volkanik etkinlik olarak bilinir; magmanın daha içerideyken katılaşmasına ise yer altı volkanik etkinliği denir.

Magmanın Can Kaynağı

Volkanik patlamanın tipini erimiş kayacın bileşimi belirler. Silis (SiO2) içeriğinin %66’yı aştığı bileşime asit magma denir; silis içeriği %52 olduğunda ise bazik magmadan söz edilir. Magmanın yükselmesiyle ve basıncın düşmesiyle birlikte, magmadan gazlar salınır; bu açıdan bir gazoz şişesinin saldığı karbondioksite benzer. Magma ne kadar yükselirse, “gazdan arınma” o ölçüde artar. Bu gaz hacminin yarattığı olağanüstü basınç yanardağ ağzına yönelir ve bir patlama halinde dışarıya çıkar. Asit magmanın akışkan olmaması nedeniyle gazlar kolayca kaçamaz. Bu yüzden asitli yanardağların püskürmeleri patlamalı olur. Bazik magma daha akışkan olduğu için gazların kolayca kaçmasına olanak verir.

Kısa kısa………

Büyük Okyanus’u çok sayıda yanardağdan oluşan bir “ateş çemberi” çevreler. Bu kuşakta depremler de son derece yaygındır.

Dünya’nın en büyük yanardağı Andlar’da bulunan 6.893 m yüksekliğindeki Ojos de Salado’dur.

Güneş sisteminin en büyük yanardağı Mars’ta bulunan 24 km yüksekliğindeki Olympus Mons’tur.

Endonezya’daki Tambora 1815’te 100 km³ madde püskürdü; bu da kenar uzunluğu 4,65 km olan bir küpe denkti.